ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan’dan Türkoloji Kurultayı’nın Yüzyıllık Yankısına Dair Bir Değerlendirme
Bir asır önce Bakü semalarında yankılanan bir ses, yalnızca bir kurultayın değil, bir medeniyetin yeniden dirilişinin habercisiydi. O ses, Türk milletinin ortak hafızasını, dil birliğini ve kültürel iradesini aynı çatı altında buluşturmuştu. Bugün, yüz yıl sonra o sesin yankısı hâlâ sürüyor kitaplarda, dillerde, şiirlerde ve zihinlerde…
ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, bu anlamlı yıldönümünü değerlendirirken, Türkoloji Kurultayı’nı “bir fikir hareketinin değil, bir ruhun uyanışı” olarak nitelendiriyor. Bu kurultay, Türk dünyasının ortak kimliğini şekillendiren en güçlü kültürel adımlardan biri; dilin bir iletişim aracı olmanın ötesine geçip bir medeniyet taşıyıcısına dönüşmesinin simgesidir.
Prof. Dr. Arıcan, bugünün dünyasında bu mirasın yalnızca hatırlanmakla kalmayıp yeniden üretilmesi gerektiğini vurguluyor. Zira ona göre Türkoloji Kurultayı, geçmişin bir hatırası değil; çağın şartlarına göre yeniden yorumlanması gereken bir bilinç mirasıdır. Bu bağlamda, dijitalleşmenin ve yapay zekâ çağının sunduğu imkânların, Türk dünyasının kültürel bağlarını güçlendirmek için yeni bir imkâna dönüşmesi gerektiğini belirtiyor.
Prof. Dr. Arıcan’ın yaklaşımında, dilin insanı var eden bir ruh olduğu düşüncesi öne çıkıyor: “Kelimeler milletlerin kaderidir” diyen bir bakışla, Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı, yalnızca bir anma değil, kültürel bir yeniden doğuş çağrısıdır.
Bir asır önce Bakü’de atılan adımlar, bugün hâlâ yürüdüğümüz medeniyet yolunun taşlarını oluşturuyor. Prof. Dr. Arıcan’ın ifadesiyle, “Dilimiz, bizi birbirimize bağlayan en kadim köprüdür; o köprüyü korumak, yalnızca geçmişe saygı değil, geleceğe borcumuzdur