ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Tarım Orman Ekranı ”Yeşil Yakalılar” Programına Konuk Oldu
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, 22 Aralık 2025 Pazartesi günü Tarım TV’de yayımlanan ve Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü İsmail Yolcu’nun moderatörlüğünü üstlendiği Tarım Orman ”Yeşil Yakalılar” programına konuk oldu. Programda, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin kuruluş süreci, akademik yapılanması, eğitim anlayışı ile sosyal inovasyon, girişimcilik ve kreatif endüstriler ekseninde yürütülen çalışmalar kapsamlı biçimde ele alındı.
Programda konuşan üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Arıcan, ASBÜ’nün 22 Ocak 2013 tarihinde kabul edilen ve 31 Ocak 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6410 sayılı Kanun ile kurulduğunu ifade ederek, üniversitenin Türkiye’de sosyal ve beşerî bilimler alanında ihtisaslaşmış ilk devlet üniversitesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Arıcan, “ASBÜ yalnızca bir eğitim kurumu değildir; tarihle barışık, kültürle iç içe ve toplumsal sorunlara çözüm üretme iddiası olan bir bilim merkezidir. Ulus’ta, Cumhuriyet’in hafızasını taşıyan mekânlarda faaliyet göstermemiz, bu anlayışın doğal bir sonucudur.” ifadelerini kullandı.
Üniversitenin akademik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Arıcan, ASBÜ bünyesinde 7 fakülte, 4 enstitü, 1 yüksekokul ve 21 araştırma merkezinde eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirtti. Fakültelerde lisans programlarının, enstitülerde ise disiplinlerarası yüksek lisans ve doktora programlarının uygulandığını aktaran Arıcan, bu yapının kamu, özel sektör ve akademi için nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine imkân sağladığını ifade etti. Yabancı Diller Yüksekokulu aracılığıyla çok dilli bir eğitim modelinin benimsendiğini belirten Arıcan, dil eğitiminin uluslararası standartlar doğrultusunda yürütüldüğünü kaydetti.
ASBÜ’nün eğitim anlayışına değinen Rektörümüz Arıcan, öğrenci merkezli ve etkileşim temelli bir modelin uygulandığını ifade ederek, “Biz öğrencilerimizi yalnızca meslek sahibi bireyler olarak değil; düşünen, sorgulayan, analiz eden ve topluma karşı sorumluluk hisseden bireyler olarak yetiştirmeyi esas alıyoruz.” dedi. Disiplinlerarası yapı, çift anadal ve yandal olanakları ile öğrencilerin ilgi alanlarında derinleşmelerinin desteklendiğini vurgulayan Arıcan, eğitimin sınıfla sınırlı tutulmadığını; araştırma merkezleri, öğrenci toplulukları ve saha çalışmalarıyla bütüncül bir öğrenme ortamı oluşturulduğunu ifade etti.
Programda, ASBÜ bünyesinde kurulan Sosyokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi de ele alındı. Rektörümüz Arıcan, ASBÜ Sosyokent’in Türkiye’de sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik alanında kurulan ilk teknoloji geliştirme bölgesi olduğunu belirterek, “Sosyokent ile amacımız, toplumsal sorunlara sosyal bilimler temelli, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmektir. Burada teknoloji kadar toplumsal etkiyi de merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz.” ifadelerini kullandı. Sosyokent bünyesinde sosyal inovasyon merkezleri, sosyal etki laboratuvarları ve araştırma altyapılarının oluşturulduğu, sosyal girişimciler ile kamu ve sivil toplum aktörlerinin bir araya getirildiği aktarıldı.
Bu kapsamda faaliyet gösteren Sosyal İnovasyon Araştırma Merkezi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Arıcan, merkezin Türkiye’de sosyal girişimcilik ve sosyal etki alanında uygulamalı araştırmalar yürüten öncü yapılardan biri olduğunu belirtti. TÜBİTAK destekli projeler aracılığıyla sivil toplum sektörüne yönelik sosyal etki değerlendirme modellerinin geliştirildiğini ifade eden Arıcan, üniversitenin akademik bilgi birikiminin uygulama alanlarıyla buluşturulduğunu vurguladı.
Programın dikkat çeken başlıklarından biri, tarım ile kreatif endüstrilerin bir araya getirilmesine yönelik ASBÜ yaklaşımı oldu. Rektörümüz Arıcan, ASBÜ’nün Türkiye’de kreatif endüstriler alanında sistematik çalışmalar yürüten ilk üniversite olduğunu belirterek, bu alandaki vizyonu şu sözlerle ifade etti: “Biz tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak görmüyoruz. Tarımın sosyolojisini, ekonomisini, hikâyesini ve markalaşma sürecini ele alıyoruz. ASBÜ olarak kreatif endüstriler alanında değer katma odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz.”
Dünyadan örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Arıcan, kreatif tarım anlayışının yalnızca ambalaj tasarımıyla sınırlı olmadığını, üretim sürecinin hikâyeleştirilmesi ve deneyim tasarımının önem taşıdığını vurguladı. “Ürünü değil, süreci de tasarlamak gerekiyor. İnsanlar artık sadece ürün satın almıyor; o hikâyenin bir parçası olmak istiyor.” ifadelerini kullanan Arıcan, Anadolu’nun tarihî ve kültürel birikiminin bu alanda büyük bir potansiyel sunduğunu dile getirdi.
Türkiye’deki üreticiler ve girişimcilere yönelik değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Arıcan, deneyim ekonomisi, agro-turizm, dijital çiftçilik ve kreatif ambalajlama başlıklarının önemine dikkat çekti. “Tarlalarımızı yalnızca üretim alanı değil, birer deneyim ve anlatı mekânı olarak düşünmeliyiz. Dijital mecralar bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.” diyen Arıcan, ASBÜ’nün bu alanlarda akademik ve sanatsal destek sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Programın sonunda, Ankara’nın tarihî merkezi Ulus ve çevresinde kreatif tarım uygulamalarının hayata geçirilebileceğine değinen Prof. Dr. Arıcan, tarım, sanat ve kültürün bir araya geldiği yeni bir ekosistemin inşa edilebileceğini belirtti. “Toprağın bereketini aklın ve sanatın bereketiyle buluşturmak zorundayız. ASBÜ olarak bu dönüşümün farkındayız ve kreatif endüstriler alanında öncü bir üniversite olarak sorumluluk almaya devam ediyoruz.” ifadeleriyle değerlendirmelerini tamamladı.