Türkistan’da Yesevîlik ve Ahilik Arasındaki Tarihî Bağlar Ele Alındı
Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen “Hoca Ahmet Yesevî Yolunda Ahilik” programı kapsamında, Türk-İslâm medeniyetinin iki temel taşı olan Yesevîlik ve Ahilik, tarihî ve fikrî boyutlarıyla kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ahmet Yesevî Türbesi ziyareti ve Ahmet Yesevî Üniversitesi merkezli açılış töreniyle başlayan programda, üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Yesevîlik ve Ahilik Arasındaki Tarihî Bağlar” başlıklı oturumda önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Türkistan, İrfanın Ahlâka ve Kurumsal Yapıya Dönüştüğü Bir Medeniyet Havzasıdır”
Rektörümüz Prof. Dr. Arıcan, “Hoca Ahmet Yesevî’den Ahi Evran’a: Hikmet, Edep ve Toplumsal Nizam Üzerine Bir Medeniyet Okuması” başlıklı konuşmasında, Türkistan’ın sadece coğrafi bir bölge değil; irfanın ahlâka, ahlâkın hayata ve hayatın kurumsal yapılara dönüştüğü köklü bir medeniyet havzası olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Arıcan, “Hoca Ahmet Yesevî’nin hikmeti hayata indiren yaklaşımı ile Ahi Evran’ın bu hikmeti toplumsal ve iktisadî düzene dönüştüren kurucu aklı, medeniyetimizin sürekliliğini sağlayan iki temel damarı temsil etmektedir.” dedi.
Hikmetten Toplumsal Sorumluluğa: Yesevîlik ve Ahilik İlişkisi
Konuşmasında Yesevîlik geleneğinin hikmet, edep ve hizmet ilkeleri üzerine inşa edildiğini belirten Rektörümüz Prof. Dr. Arıcan; bu gelenekte bilginin, insanı kibirlendiren bir birikim değil, aksine insanı olgunlaştıran ve toplumsal sorumlulukla buluşturan bir iç terbiye aracı olduğunu ifade etti. Bu anlayışın Anadolu’da Ahilik teşkilatı vasıtasıyla kurumsal bir yapıya büründüğüne dikkat çekti.
Ahlâk Merkezli Bir Toplum Düzeni: Ahilik
Ahi Evran’ın sadece bir esnaf teşkilatı kurucusu olmadığını, aksine insanın toplumsal tabiatını ve iktisadî hayatın düzenini birlikte ele alan sistematik bir düşünceye sahip olduğunu dile getiren Rektörümüz Arıcan, Ahiliğin sadece ekonomik bir örgütlenme değil, ahlâk merkezli bir toplum düzeni olduğunu belirtti.
“Dergâh Terbiyesi, Ahilikte İşyeri Terbiyesine Dönüşmüştür”
Yesevîlik ve Ahilik arasındaki bağın “insan tasavvuru” temelinde şekillendiğini ifade eden Prof. Dr. Arıcan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yesevîlikte dergâh terbiyesi ne ise, Ahilikte işyeri terbiyesi odur. Meslek eğitimi yalnızca teknik beceri kazandırmak için değil, aynı zamanda ahlâkî bir insan yetiştirmek için yapılandırılmıştır.”
Ahiliğin felsefî arka planında İbn Sînâcı düşünce, İhvân-ı Safâ geleneği, tasavvuf terbiyesi ve melâmet anlayışı gibi köklü kaynakların bulunduğunu hatırlatan Arıcan; Ahilikte üretimin vicdandan ayrılmadığını ve mesleğin, insanın karakterini inşa eden bir mektebe dönüştüğünü vurgulayarak sözlerini tamamladı.