Uluslararası Genç Yazarlar Kurultayı Strazburg’da Gerçekleştirildi
2 Ocak 2026 Cuma günü Fransa’nın Strazburg kentinde, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve Türkiye Yazarlar Birliği işbirliğiyle düzenlenen Uluslararası Genç Yazarlar Kurultayı’nda Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan programın açış konuşmasını yaptı. Uluslararası nitelik taşıyan kurultayda, farklı ülkelerden gelen genç yazarlar, akademisyenler ve edebiyat dünyasının temsilcileri bir araya getirildi.
Açış konuşmasında yeni yıl temennileriyle sözlerine başlayan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, 2026 yılının Türkiye’ye, millete ve kültür coğrafyalarına huzur, sağlık ve bereket getirmesi dileğini ifade etti. Avrupa’da yaşayan gençlerle aynı zeminde buluşmanın anlamına dikkat çekilerek, bu tür toplantıların kültürel hafızanın canlı tutulması ve ortak edebî bir dilin güçlendirilmesi bakımından önemli olduğu vurgulandı.
Konuşmada Türkiye Yazarlar Birliği’nin kuruluş süreci ve yarım asra yaklaşan kurumsal birikimi hatırlatılarak, birliğin kültür, fikir ve sanat hayatındaki yeri ele alındı. Yazar okulu geleneği, gençlere yönelik edebiyat ve düşünce çalışmaları ile üniversitelerin bu süreçte üstlendiği sorumluluklar çerçevesinde Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yürütülen projelere değinildi. Yazar yetiştirme sürecinin yalnızca teknik bir yazma faaliyeti olmadığı, düşünce, ahlak ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.
Prof. Dr. Arıcan, yazarlığın insanlık birikimini taşıyan ve medeniyetleri ayakta tutan temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çekerek, yazarın toplumun önünde yürüyen, yolu aydınlatan bir öncü konumunda bulunduğunu belirtti. Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı değil, bir medeniyet dili olduğu vurgulanarak, masallardan destanlara, divan şiirinden modern edebiyata uzanan çok katmanlı yapısıyla kültürel sürekliliğin taşıyıcısı olduğu ifade edildi.
Kurultayın temel amacının, yazma kabiliyeti ve potansiyeli bulunan gençleri usta kalemlerle buluşturmak, düşünce üretimini derinleştirmek ve ortak bir edebiyat zemini oluşturmak olduğu dile getirildi. Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yaşayan gençlerin Türkçe düşünmesi, yazması ve üretmesi doğrultusunda bir “gurbet edebiyatı” perspektifinin geliştirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.
Konuşmanın devamında felsefeyle düşünmenin yazarlık için vazgeçilmez olduğu ifade edilerek, düşüncenin rasyonel, objektif, tutarlı ve kuşatıcı nitelikler taşıması gerektiği belirtildi. Düşüncesiz yazının kalıcılığının mümkün olmadığı, edebiyatın ancak derinlikli bir tefekkür ve hikmetle anlam kazandığı vurgulandı. Edebiyatın dilin en yüksek formu olduğu belirtilerek, kelimeye hürmet, okuma disiplini, ahlaki sorumluluk ve estetik duyarlılığın genç yazarlar için temel ilkeler arasında yer alması gerektiği ifade edildi.
Uluslararası Genç Yazarlar Kurultayı’nın, gençlerin birbirini dinlediği, ortak bir gelecek tasavvuru geliştirdiği ve Türkçenin dünya ölçeğinde düşünce ve edebiyat dili olarak güçlendirilmesine katkı sunduğu belirtildi. Program, edebiyatın insanı diri tutan, düşünceyi derinleştiren ve medeniyet bilincini besleyen yönüne yapılan vurgu ile tamamlandı.