Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan

ASBÜ Rektörü

TYB Şeref Başkanı

TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkan V.

Pursaklar Kent Konseyi Başkanı

Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan

ASBÜ Rektörü

TYB Şeref Başkanı

TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkan V.

Pursaklar Kent Konseyi Başkanı

Blog Post

“Türk Dünyası’nın Dili: Binlerce Yıllık Mirasın Sesi” Uluslararası Paneli

18 Aralık 2025 Akademik
“Türk Dünyası’nın Dili: Binlerce Yıllık Mirasın Sesi” Uluslararası Paneli

15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla, Türkçenin ve Türk dünyası dillerinin tarihsel derinliğini, kültürel sürekliliğini ve ortak mirasını çok boyutlu bir bakış açısıyla ele almak amacıyla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TÜRKSOY iş birliği ile düzenlenen “Türk Dünyası’nın Dili: Binlerce Yıllık Mirasın Sesi” başlıklı uluslararası panel, 17 Aralık 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde gerçekleştirildi. Panelde, Türk dilinin geçmişten bugüne uzanan serüveni, lehçeler arası ilişki, kültürel birlik, akademik çalışmalar ve dijital çağda Türkçenin geleceği kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Programın açış konuşmaları, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve Milletvekili Şamil Ayrım tarafından yapıldı. Açılışta, 15 Aralık tarihinin UNESCO’nun 43. Genel Konferansı’nda alınan kararla “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan edilmesinin, Türkçenin dünya dilleri arasındaki seçkin konumunun ve medeniyet taşıyıcılığı niteliğinin uluslararası düzeyde tescili anlamı taşıdığı vurgulandı. Bu kararın, Türk dili üzerine yürütülen bilimsel çalışmalar açısından yeni imkânlar sunduğu ve Türk dünyası için önemli bir kültürel kazanım niteliği taşıdığı ifade edildi.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan tarafından yapılan açış konuşmasında, dilin bir milletin hafızası, dünya tasavvuru ve varlık beyanı olduğu dile getirildi; Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet dili olduğu belirtildi. 15 Aralık tarihinin seçilmesinin tarihî bir anlam taşıdığına dikkat çekilerek, Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen tarafından Orhun Yazıtları’nın çözüldüğünün dünya kamuoyuna bu tarihte duyurulduğu hatırlatıldı. Bu gelişmenin, Türkçenin yazılı geçmişinin bilimsel verilerle ortaya konulduğunu ve dilin köklülüğünün metinlerle sabitlendiğini gösterdiği ifade edildi.

Panel kapsamında Orhun Yazıtları’nın yalnızca tarihî belgeler değil, aynı zamanda devlet aklını, millet bilincini ve ahlaki sorumluluğu yansıtan metinler olduğu vurgulandı. Yazıtlarda yer alan hitapların, asırlar öncesinden bugüne uzanan güçlü bir çağrı niteliği taşıdığı belirtilerek, Dünya Türk Dili Ailesi Günü kararının bu tarihî seslenişe çağımızdan verilen anlamlı bir karşılık olduğu dile getirildi.

Programda ayrıca, Vilhelm Thomsen’in bilimsel yöntemle yürüttüğü çalışmanın sosyal ve beşerî bilimler açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu. Türkoloji alanındaki çalışmaların yalnızca ilgi ve aidiyetle değil, metodolojik ciddiyetle yürütülmesi gerektiği vurgulandı. ASBÜ tarafından Türkoloji araştırmalarının öncelikli alanlar arasında değerlendirildiği, bu kapsamda ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda akademik faaliyetin hayata geçirildiği ifade edildi.

Panel oturumlarında Türk dili ailesinin geniş coğrafi yayılımı ve lehçe zenginliği ele alındı. Türk dillerinin Avrasya’nın en geniş sahasına yayılan, tarihsel derinliği ve konuşur sayısı bakımından öne çıkan dil ailelerinden biri olduğu belirtildi. Lehçeler arasındaki çeşitliliğin ayrışma değil, zenginlik anlamı taşıdığı; bu farklılıkların kültürel birlik için önemli bir imkân sunduğu vurgulandı. İsmail Gaspıralı’nın “dilde, fikirde, işte birlik” ilkesinin günümüzde de yol gösterici bir perspektif sunduğu ifade edildi.

Türkçenin hukuk, bilim, akademi, edebiyat ve eğitim alanlarındaki belirleyici rolüne dikkat çekilen panelde, dilin gücünün hayatın hangi alanlarına nüfuz edebildiğiyle ölçüldüğü belirtildi. Bu çerçevede, Türkçe Şûrası çalışmaları, hukuk dili odağında yürütülen akademik iş birlikleri ve disiplinlerarası faaliyetler örnek gösterildi. ASBÜ bünyesinde Türkçenin yanı sıra Kazakça, Özbekçe ve Yeni Uygur Türkçesi gibi lehçelere yönelik dil öğretimi faaliyetlerinin yürütüldüğü, bu çalışmaların kültürel etkileşimi güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Programda dijitalleşme ve yapay zekâ çağında Türkçenin karşı karşıya olduğu yeni sınamalar da ele alındı. Türkçenin dijital dünyadaki varlığının stratejik bir önem taşıdığı, doğal dil işleme teknolojilerinde Türkçenin güçlü biçimde temsil edilmesinin kültürel süreklilik açısından hayati olduğu vurgulandı. Bu alanda dil bilincinin yalnızca akademisyenlerin değil, yazılımcıların, mühendislerin ve eğitimcilerin de ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Panelin ilerleyen bölümünde ortak alfabe ve ortak terminoloji konularına değinilerek, bu başlıkların Türk dünyası açısından stratejik hedefler arasında yer aldığı belirtildi. Akademik camianın bu sürecin bilimsel altyapısını hazırlama, sivil toplum kuruluşlarının ise toplumsal zemini güçlendirme sorumluluğu taşıdığı vurgulandı.

Gençlere yönelik mesajlarda, dilin canlı bir bellek olduğu ifade edilerek, Türkçenin doğru, etkili ve estetik biçimde kullanılmasının kültürel süreklilik açısından önem taşıdığı dile getirildi. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar değil, aynı zamanda diliyle ve kültürüyle barışık bireyler yetiştirmeyi hedefleyen yapılar olduğu vurgulandı.

Panelde, Prof. Dr. Mehmet Zeki İbrahimigil, Mükremin Şahin, Dr. İrina Yusumbeli, Haşim Hamdam, İbrahim Gassab, Dr. Mehsa Mehtizade ve Mir Kâmil Kaşgarlı konuşmacı olarak yer aldı. Program, Ankara Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu tarafından icra edilen konserle sona erdi.

“Türk Dünyası’nın Dili: Binlerce Yıllık Mirasın Sesi” Uluslararası Paneli ile Türkçenin bir dünya dili olma niteliği, tarihsel birikimi ve geleceğe yönelik sorumlulukları çok yönlü biçimde ele alındı; etkinliğin Türk dünyası arasındaki kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sunması hedeflendi.

Tags:
Write a comment
Languages »