Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan

ASBÜ Rektörü

TYB Şeref Başkanı

TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkan V.

Pursaklar Kent Konseyi Başkanı

Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan

ASBÜ Rektörü

TYB Şeref Başkanı

TÜRKSOY Yazarlar Birliği Başkan V.

Pursaklar Kent Konseyi Başkanı

Blog Post

“Türkiye ve İran’ın Müşterek Felsefi Mirasının Hikmet-i Müteâliye Çerçevesinde Yeniden İnşası” Uluslararası Sempozyumu ASBÜ’de Düzenlendi

22 Kasım 2025 Akademik
“Türkiye ve İran’ın Müşterek Felsefi Mirasının Hikmet-i Müteâliye Çerçevesinde Yeniden İnşası” Uluslararası Sempozyumu ASBÜ’de Düzenlendi

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü, Tevhidi Medeniyet Araştırmaları Merkezi ve Litera Yayıncılık iş birliğinde düzenlenen “Büyük İslam Filozofu Molla Sadrâ’nın el-Esfârü’l-Erbaa İsimli Eserinin Türkçeye Tercümesi Vesilesiyle Türkiye ve İran’ın Müşterek Felsefi Mirasının Hikmet-i Müteâliye Çerçevesinde Yeniden İnşası” başlıklı uluslararası sempozyum, 21 Kasım 2025 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Programda, iki ülkenin köklü felsefi birikimi kapsamlı bir biçimde ele alındı ve Molla Sadrâ düşüncesinin çağdaş düşünce dünyasına sunduğu imkânlar akademik bir zemin içerisinde değerlendirildi.

Sempozyumun açılışı, ASBÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt tarafından yapıldı. Konuşmada Molla Sadrâ’nın İslam felsefesi içindeki belirleyici konumu vurgulandı ve el-Esfârü’l-Erbaa tercümesinin Türkiye’deki araştırmalara sağlayacağı bilimsel katkı üzerinde duruldu. Hikmet-i Müteâliye geleneğinin günümüz entelektüel sorunlarını kavramada sunduğu metodolojik imkânların önemine dikkat çekildi.

Açılışın ikinci konuşması ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan tarafından gerçekleştirildi. Rektörümüz Prof. Dr. Arıcan, iki ülkenin ortak felsefi mirasının Hikmet-i Müteâliye ekseninde yeniden değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen sempozyumda akademik camia ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Sempozyumun ilk ayağının geçen ay İran’da yapıldığı hatırlatıldı ve yoğun program nedeniyle fizikî katılım sağlanamamasına rağmen bildirilerin çevrim içi olarak yakından takip edildiği belirtildi.

Konuşmada, tercüme faaliyetlerinin felsefi düşüncenin dolaşımı, dönüşümü ve yeni kavramsal imkânların ortaya çıkışı bakımından taşıdığı tarihsel önem üzerinde duruldu. Altı yıllık titiz bir akademik emeğin ürünü olan el-Esfârü’l-Erbaa tercümesinin Türkiye’deki felsefe araştırmalarına nitelikli bir zemin sağladığı ifade edildi. Tercümenin yalnızca metin aktarımı olmadığı; kültürel-kavramsal etkileşim yoluyla yeni tartışma alanlarının doğmasına imkân verdiği vurgulandı.

Rektörümüz Arıcan, tarih boyunca büyük felsefi sıçrama dönemlerinin tercüme hareketleriyle ortaya çıktığını belirterek Antik Yunan metinlerinin Arapçaya, Ortaçağ Arapça metinlerinin Latinceye ve modern dönemde Avrupa dilleri arasındaki karşılıklı tercümelerin felsefi ekollerin oluşumunda belirleyici rol oynadığını ifade etti. Bu bağlamda el-Esfârü’l-Erbaa tercümesinin Türkiye’de yeni araştırma alanlarını besleyecek önemli bir katkı olduğu dile getirildi. Konuşmanın devamında Türkiye ve İran arasındaki felsefi müşterekliğin tarihsel sürekliliği değerlendirildi; Molla Sadrâ’nın bu müşterekliğin en güçlü örneklerinden biri olduğu ve Türkiye’de Sadra düşüncesine yönelik çalışmaların özellikle son yirmi yılda belirgin biçimde arttığı ifade edildi.

Açılış programının üçüncü konuşması İran İslam Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade tarafından yapıldı. Büyükelçi, iki ülkenin tarihsel ve kültürel temaslarının felsefi düşünce dünyasında da güçlü bir yansımasının bulunduğunu belirterek Hikmet-i Müteâliye geleneğinin ortak düşünce dili oluşturmada üstlendiği role dikkat çekti.

Sempozyum, üç ayrı oturum hâlinde gerçekleştirildi. Birinci oturumda Prof. Dr. Gholam Reza Aavani tarafından Molla Sadrâ’nın eserlerinde Pre-Sokratik filozofların etkileri değerlendirildi; Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç müşterek felsefi mirasın yeniden inşasını Hikmet-i Müteâliye çerçevesinde ele aldı. Dr. Hamid Parsania, Sadra hikmetinin kültürel kimliğe etkilerini; Doç. Dr. Salih Yalın ise Sadra metafiziğinde “Kuvve ve Fiil” kavramlarını inceledi.

İkinci oturumda Dr. Mohammad Mahdi Gorjian Arabi tarafından “İslam Tasavvufu ve Sadrâî Rasyonalizm” başlıklı tebliğ sunuldu. Dr. Öğr. Üyesi Sadi Yılmaz nefis-idrak ilişkisini ele aldı; Dr. Hosain Ghaffari Sadrâ’nın ruh-beden dikotomisine yönelik çözümlemesini değerlendirdi. Hüccetü’l-İslam Ali Emini Nejad varlığın şahsi birliği teorisini ayrıntılı biçimde tartıştı.

Üçüncü oturumda Hüccetü’l-İslam Seyed Ali Mousevi ve Dr. Kasım Çazım tarafından varlık türleri literatürü ile insanın kemal yolculuğuna ilişkin tebliğler sunuldu.

Program, Prof. Dr. Hasan Akkanat başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme oturumuyla tamamlandı. Bu oturumda tercüme heyeti başkanı Prof. Dr. Şamil Öçal ile Litera Yayıncılık temsilcisi İrfan Kelkitli tarafından el-Esfârü’l-Erbaa tercüme süreci ile eserin Türkçe felsefe literatürü açısından önemi kapsamlı biçimde paylaşıldı. Eserin Türkçe literatüre kazandırılmasının, Türkiye’deki İslam felsefesi çalışmalarında yeni bir dönemin başlangıcı niteliği taşıdığı ifade edildi.

Tags:
Write a comment
Languages »